Günümüzde teknolojinin baş döndürücü ilerlemesi tüm hızıyla devam emektedir. Bir yandan yeni şeyler ortaya çıkarken diğer yandan da mevcut olanlar kullanılmaya devam etmektedir. Kullanılan mevcut şeyler zamanla eskiyerek işlevini yerine getirememektedir. Ya da tam tıkırında çalışırken herhangi bir sebeple arızalanarak çalışamaz hale gelmektedir. Bu tür durumlarda yedek parça kavramı ortaya çıkmaktadır. Özellikle elektronik ve otomotiv sektöründe çok sık karşılaşılan bu kavram için çok sayıda iş yeri bulunmaktadır. Otomotiv sektöründe çok büyük öneme sahip olan yedek parça konusunda çok sayıda firma hizmet vermektedir. Bu firmalardan bazıları sanayi bölgelerinde hizmet verirken bazıları da teknolojinin tüm olanaklarını kullanarak hizmet vermektedir. İnternet üzerinden hizmetlerini ve oto yedek parçalarını tanıtarak müşterilerine 7/24 hizmet vermektedir. Bu sitelerden birisi olan www.aloparca.com oto yedek parça sektöründe hızlı yükselişine devam etmektedir. Sitede yedek parça konusunda ihtiyaç sahiplerine her türlü konuda yardımcı olunmaktadır. Özellikle Fiat yedek parçaları ile ilgili her türlü malzemeyi rahatlıkla bulabilirsiniz. Site içerisinde Fiat etiketiyle piyasaya sürülen Albea, Brava, Doblo, Ducato, Fiorino gibi tüm modellerin yedek parçalarına ulaşabilirsiniz. Sitede yer alan Fiat yedek parçaları ve diğer tüm parçaları uygun fiyatlardan bulabilirsiniz. Sitede en son çıkan ürünler en uygun fiyatlardan satılmaktadır. Zaman zaman düzenlenen kampanyalarla piyasanın çok daha altında yedek parça satışları yapılmaktadır. Bu konuda ihtiyacı olan kimseler keselerine en uygun yedek parçaları en uygun fiyatlardan satın alabilir.
Editörlerin Seçtikleri
27 Şubat 2014 Perşembe
30 Aralık 2013 Pazartesi
Geleceğe yön verecek 15 yeni trend!
1.HERŞEY SOSYALLEŞECEK: Yeni Nesiller Ve Onların Dijital Dünyası Daha İleri Taşınacak
Sosyal teknolojiler gündelik yaşamın merkezinde artık. Sosyal nesiller ise şirketleri içten dışa doğru şekillendirirken onların daha geniş, daha çevik networkler geliştirmesinde ve müşterilerine katma değerli hizmetler sunmasında yardımcı olacak. Mobilite, geleceğin iş çevrelerinin tam kalbinde yer alacak. Herkes “ bağlı” olacak ve evrensel ara bağlantılar yoluyla insanlar gelişecek, öğrenecek, ticaret yapacak. Mobil, kalkınma için en önemli dönüştürücü araç olacak. M2M teklonolojisi, toplumun acil sorunlarıyla savaşacak. İletişim ve pazarlama çoklu ilişkilere geçiş yapacak.
2. DEĞER YENİDEN TANIMLANACAK: Tüketici “ yeni tüketici” kavramının hakkını verecek
Değer kavramı 21. Yüzyılda yeniden tanımlanıyor. Tüketiciler hiç olmadığı kadar seçme özğürlüğüne sahip. Kişiselleştirme talep eden yeni tüketici, değer yatırımında aktif rol oynayacak. Şirketlere “ kendi başına değil,benimle birlikte yap” diyerek geleneksel zihniyeti değiştirecek. Ekonomideki dengeler değiştikçe değer, “ benimle paylaş” noktasına gelecek. Paylaşım ekonomisi hız kazanırken, sahiplik kavramı değişecek ve sadece geçici kullanım ihtiyacı olan birçok kesim paylaşıma ve kiralamaya odaklanacak. Bu, özellikle paylaştıkları deneyimlere değer veren ve topluma fayda sağlayan genç nesillerin eseri olacak.
3. HER ŞEYİN PAYLAŞTIRILMASI: Üretimde mobilite ağırlığını koruyacak
Mobilite yeni bir aşama kaydedecek. Sabit telefonun bir zamanlar zengin ülkelerde oynadığı kritik rolü, bugün mobil telefonlar üstleniyor. Gelişen ekonomilerde “ bağlantılılık” aslında “ mobil bağlantılılık” haline gelecek. Mobil sayesinde tüketim, her yerde ve her zaman gerçekleşmekle birlikte, değer yaratmak ve yakalamak üzere araçlar ve kaynaklar da daha geniş bir şekilde dağıtılacak.
4.BİR SONRAKİ ENDÜSTRİYEL DEVRİM : Robotlar ve akıllı makineler toplumu yeniden tanımlayacak. Robotlar; resepsiyonistler,hasta bakıcılar,bankadaki veznedarlar ve hatta gardiyanlar bile yerini alacak. Ve teknoloji sayesinde amatör çalışanlar, bir zamanlar profesyonellerin yaptıkları pek çok işin üstesinden gelecek. Yaşlı nüfusun artışıyla yaşlılara bakım önem kazanacak. Robotların giderek insanların yerini almasının sonucunda ise devasa iş kayıpları olacak. Akıllı makinelerin bir sonraki dalgası, yeni iş kolları yaratacak. İşgücünün bu işlere hazır ve yetkin olacağı ise hep gündemde olacak.
5. YENİ UZAY YARIŞI : Teknolojinin sırlarını sadece dünyada değil, evrende de zorlamak. Ulusal uzay programlarındaki bilimsel gelişmeler, nasıl yaşayacağımız ve nasıl iş yapacağımız üzerinde büyük bir etkiye sahip olacak. Şimdiden ticari uzay gezileri gündemde. Uzay yolculuğunun turizme yönelmesi reddedilemeyen bir gerçek. ÇİN, Avrupa ve ABD arasında uzay rekabeti kızışacak. Ülkeler arasında uzaydaki servete sahip olmayla ilgili sorunlar da artacak. Sorunlar ışığında yeni gelişmeler doğacak ve bu gelişmelerin kamuoyu yararına kullanılıp kullanılmaması konusunda da soru işaretleri artacak. Ülkeler arasındaki uzay yarışlarıyla teknolojinin sınırları zorlanacak.
6. JEOPOLİTİK SAVAŞLAR: Geleceği kontrol etme savaşı başlayacak. Brezilya, Rusya, Hindistan, Güney Afrika ve Çin’i tanımlayan BRICS bölgesi, gelecekteki ekonomik büyümenin ve sosyal gelişimin nerede gerçekleşeceğinin kontrolü üzerinde savaşın yaşanacağı bölge olacak. Bu bölgeler, çarpıcı biçimde farklı ekonomik, sosyal ve politik sistemlere dayalı çok kutuplu Pazar manzarasını yansıtacak. Şirketlerle birlikte politikacılar da hükümetlere olan güven azalsa bile yeni dünya düzeninde kendi yerlerini korumaya çabalayacak. Hem ulusal hem de uluslararası sahada radikal politik değişim potansiyeli yükselecek.
7.KAYNAK SAVAŞLARI YÜKSELİYOR: Bolluk dünyasından kıtlık dünyasına şirketler daha etkin olacak. Dünya nüfusu 2050’de 9 milyara ulaşınca kaynaklar, iklim değişikliğinin de etkisiyle büyük bir baskı altında kalacak. 2030 yılı itibariyle gezegenin sağlayacağından iki kat daha fazla kaynak talep edeceğiz. Azalan kaynaklara yönelik insanlar ve uluslar arasında rekabet kızıştıkça sosyal huzursuzlukların ve çatışmaların doğması kaçınılmaz olacak. Kıtlık, kaynakların fiyat değişkenliğini ve sınır ötesi yatırımını körükleyecek. Yeni teknolojiler ve tüketim gelecekte daha kritik hale gelecek. Hükümetlerden çok şirketler, tüketim gelecekte daha kritik hale gelecek. Hükümetlerden çok şirketler, tüketime ve yeni teknolojilerin topluma etkisine yön verecek.
8.ŞİRKETLER GÜCÜNÜ ARTIRACAK: sadece kar değil toplumun yararına sosyal amaçlar da önemsenecek. PEK çok şirket, çoğunlukla diğer şirketlerle sosyal ve ekonomik sorunların değerlendirmek üzere yeni bir rol üstlenecek. Sosyal sorumluluk, sürdürülebilirlik çerçevesinde kaçınılmaz olacak. Kurumlar; bağlı oldukları şirketin motivasyonu ve yarattığı etkiye dikkat eden ve bunu talep eden tüketicilerin, çalışanlar ve paydaşlarının göz önünde etkin faaliyet göstermek için meşruiyet inşaa etme etmeninin yollarını arayacak. Şirketler, toplumla karşılıklı fayda sağlamayı fark ettikçe bu iyi sonuçlar verecek. Bu anlamda kurumsal amacını bu yolda yeniden tanımlayan şirketleri iyi inceleyin.
9.BİLGİ GÜÇ OLMAYA DEVAM EDECEK: Güç olmaya devam ediyor: Güvenlik en büyük sıkıntı olarak dikkate alınacak.
Enformasyon kavrama ve çözülmeye yeteneği değerini koruyor. Bu gibi kavrayışları, ulusa, profesyonel ya da toplumsal sınırların ötesine taşıyabilen insanlar, sahip oldukları bilgi ve temelinde kendi ağlarını yaratabilecek. Önümüzdeki 10 yılda bilgi işçilerinin giderek bağımsız aktörler haline gelmesi sanal şirketlere yönelik büyüyen trende hız kazandıracak. Sanal gerçeklik ise güvenlik açısından yeni bir cephe hattı. Siber suçlar ve siber savaşlarla birlikte, mobilite ve toplumların, ticaretin kısacası her şeyin demokratikleşmesi arttıkça kontrolü ele almak zorlaşacak.
10. BANKALARA İHTİYAÇ SORGULANACAK: finansal sistem yeniden inşa edilecek.Geleceğin bankaları, devlete ait kurumlarla ve peşin para kullanmayan, daha çok barter yapan ve toplulukları düşünen şirketlerle çalışacak. Perakendecileri ve kalabalığın sermayesinden faydalanan topluluklar için güven, giriş noktası olurken, dijital cüzdanlar ve mobil bankacılık Telekom ve yazılım oyunlarına kapı açacak. Giderek kalabalıklaşan ve nakdin yok olduğu finansal sistemde bankalar ana oyuncu olmaktan çıkacak. Mobil bağlantıyı temel alan kendini kanıtlamış sistemler ve gittikçe esnekleşen takas araçları, nakitsiz topluma geçişte bir dönüm noktası yaratacak.
11. ÜÇÜNCÜ KÜRESEL PARA BİRİMİ: Ticaret için yeni para birimi Asya’dan çıkacak. Dünyanın değişimi doğrultusunda Batı’ya daha az bağımlı olacak ve küresel finans sisteminin gelecekteki ihtiyaçlarını daha iyi destekleyecek üçüncü bir alternatif para birimine doğru bir yönelim yaşanacak. Asya’nın ekonomik yükselişi ve dünya rezerv para birimi olarak ABD dolarına bir alternatif bulunması gerekliliği geniş bir paralel Asya para birimi sepeti üretecek. Birçok Asya ekonomisinin birbirleriyle ticaret için kullanacak Asya para birimleri sepeti, Asya ekonomilerinin kendi dünyaları üzerinde daha büyük bir kontrol sağlanmasına olanak tanıyacak.
12.İNSANSIZ SAVAŞLAR KAPIDA: Uçakları uçurmak için pilotlara ihtiyaç azalacak. Son birkaç yıldır, Afganistan ve Pakistan’da ABD kara kuvvetleri ve diğer güvenlik kuvvetlerinin insansız uçak kullanımı arttı. Gelecekte, gözetim faaliyetlerinin ve çatışmaların çoğunluğu gittikçe daha gelişen akıllı insansız hava araçları tarafından yürütülecek. Askerler şimdiden tepelerin ardındakileri görmek için elle fırlatılan binlerce insansız uçak kullanıyor ve bunların kullanımı o kadar kolaylaşıyor ki kontrol edilmeleri için İphone uygulamaları bile var. ABD Savunma Bakanlığı, hedefleri bulup imha edebilen özerk, kendi kendini yöneten silahlı robotlara yönelik çalışmaları finanse etmeye başladılar bile.
13. KURUMSAL LEGO: yetkinlikler yapı bozuma uğrayacak, dönüşecek. Birçok şirket hala kendisini değer yaratıcı ve destekleyici faaliyet yelpazesini kontrol eden çalışanlara sahip kuruluşlar olarak görse de geçtikçe daha çok şirket birer ağ haline gelecek. Şirketlerde insan kaynakları yöneticilerinin sayısı azalırken doğru faaliyetlerin en etkin şekilde yürütülmesini sağlayan proje yöneticilerinin sayısı artacak. Değişen piyasalarda daha çok şirket, projeye dayalı olarak örgütün içindeki ya da dışındaki yetkinlikleri söküp takmayı öğrenecek. Kuruluşlarda çekirdek olmayan işlevler birbirleriyle değiştirilebilir hale geliyor ve kolaylıkla değer yaratan birimler çerçevesinde inşa ediliyor.
14.DAHA ZENGİN, DAHA YOKSUL: Zenginle yoksul arasındaki gelir uçurumu daha da artacak. Kentsel ve kırsal topluluklar arasında ve içinde, derinleşen zenginlik farklılıkları zengin ve yoksul arasındaki uçurumu genişletiyor. Son yıllarda Çin, Hindistan gibi ülkelerde milyonlarca iş olanağı yaratan güçlü ekonomik büyümeye rağmen daha zenginle daha yoksul haneler arasındaki fark gelecek 10 yılda daha da genişleyecek. Bazı alanlarda ise zenginlik yaratma açısından sosyal yelpaze boyunca karşılıklı bağımlılık artacak. Gelişmiş ekonomilerde, meydan okuma daha korkutucu boyutlara ulaşırken zengin – yoksul kutuplaşmasının artması huzursuzluklara yol açacak.
15. CROWDSLOVİNIG: Kitle destekli çözüm geleceğin trendi olacak. Yaşamda yüzleşmek zorunda kaldığımız sorunları adresleyen mevcut kurumlar ve makinelerdense, sorunlara yenilikçi çözümler getiren, insanların işbirliğine ve yaratıcılığına önem veren yenilikçi şirketlere ihtiyaç artacak. Bu yenilikçi şirketler, tamamen yeni çözüm yolları inşa etmek için bürokrasi ve endüstriyel sınıf yapısının geleneksel sınırlarını alt edebilir. Müşterilerin, sağlayıcıların ve çalışanların bir düşünce kuruluşu gibi davranmasını talep etmek anlamına gelen crowdsolving, gelecek yılların en çok tercih edilen inovasyon trendlerinden biri olacak.
18 Aralık 2013 Çarşamba
YÖNETİCİDEN ÇALIŞANINA “BENİ EKLE” BASKISI
YÖNETİCİDEN ÇALIŞANINA “BENİ EKLE” BASKISI
Yenibiris.com’un anketine göre çalışanların çoğu sosyal ağlarda yöneticisiyle arkadaş olmuş ya da onu takip ediyor. Arkadaşlık talebi genellikle yöneticiden geliyor. Bu durum bazen çalışanda baskı oluşturuyor. İşte Türkiye ve yurt dışından örnekler…
Türkler sosyal ağlarda ziyaretçi başına 8.6 saat geçiriyor. Hal böyle olunca günümüzün çoğunluğunda birlikte olduğumuz yöneticilerimiz de sosyal ağlarda karşımıza çıkıyor. Peki yöneticileri arkadaş listemize alıyor muyuz? Onlar bunu talep ediyor mu?
Japonya’da çalışanlar yöneticilerini takip etmek için baskı altında kaldıklarını söylüyor. Ülkenin önde gelen gazetelerinden Yomiuri’nun haberine göre çalışanlar, üst düzey yöneticilerinin sosyal medya baskısı altında. İnternet araştırma şirketlerinden Macromill’in geçen şubat ayında 500 Facebook kullanıcısı arasında yaptığı bir araştırmaya göre, bu kişilerin yüzde 42′si üst düzey isimlerin arkadaşlık teklifinden rahatsızlık duyuyor. Kadın çalışanlar arasında bu oran yüzde 54′e çıkıyor. Ayrıca habere göre, Yokohoma’daki bir şirkette yarı zamanlı olarak çalışan bir kişi, yöneticisinden “Facebook kullanıyor musun? Bana arkadaşlık teklifi gönder” şeklinde bir mesaj aldı. İstemeyerek de olsa bu isteği kabul eden çalışan daha sonra yöneticisinden “gönderilerini beğenmesi” yönünde bir mesaj daha aldı. Gazeteye konuşan çalışan, “İşyerinde olmadığı süre içinde yöneticimi düşünmek istemiyorum.” şeklinde görüş belirtti. Aynı baskıya maruz kalan başka bir kişi de, “Yöneticimi Facebook listesinden çıkarsam iş yerindeki ilişkilerim bozulacak. Başka seçeneğim olmadığı için gönderilerini beğenmek durumunda kalıyorum” diye konuştu.
Yenibiris.com üyeleri arasında eposta yoluyla yaptığımız bir dizi anketle çalışanlara, yöneticilerini sosyal ağlarda takip edip etmediklerini ve bunun neden ve nasılını sorduk. Sonuçlara göre katılımcıların yaklaşık yüzde 72’si yöneticisiyle sosyal ağlar üzerinde arkadaş olmuş ya da onu takip ediyor. Çalışanların yüzde 58’i arkadaşlık talebinin yöneticisinden geldiğini söylüyor. Yöneticiyle bağlantı kurma nedeninin başında ise “fikirlerini/paylaşımlarını merak etme” geliyor. Yüzde 12’si ise yöneticinin ısrarı üzerine onu takibe başlamış. Katılımcıların yüzde 40’ı yöneticisini sosyal ağlarda sadece sessizce takip ettiğini, paylaşımları hakkında fikir yürütmediğini söylüyor. Yöneticisinin ısrarı üzerine onu ekleyen/takip eden çalışanlardan birkaç yorum şöyle:
Oyun istekleri yüzünden iş yapamadım
Özel bir şirkette kurumsal iletişim departmanında çalışan Z.C (23) yöneticisinden gelen oyun istekleri yüzünden kendini baskı altında hisettiğini söylüyor. “Ondan gelen her şeyi kabul etmek zorundaymışım gibi geliyor. Hatta mesai saatlerinde beni arayıp “isteği kabul eder misin” dediği bile oluyor. Aramız kötü olmasın diye kabul ediyorum” diyor.
İstediğimi paylaşamıyorum
Pazarlama departmanında çalışan A.H (31) ise ekleme talebinin yöneticisinden geldiğini söylüyor ve “Arkadaş listemde olduğu için paylaşımlarımda kendimi rahat hissetmiyorum” diyor. Onun paylaşımlarını ve özel hayatına dair fotoğraflarını gördükten sonra yöneticisine farklı baktığını söyleyen A.H “aramızdaki kurumsal bağ bozulmuş gibi geliyor” dedi.
Onun beğeneceği şeyler paylaşıyorum
Bir şirkette stajyer olarak çalışan B.Ç (20) yöneticisiyle Twitter’dan biribirini takip ettiği için paylaşımlarını rahatça yapamadığını hatta yöneticisinin düşünceleri doğrultusunda paylaşımlarda bulunduğunu belirtiyor. ‘Yanlış anlaşılmaktan ve eleştirilmekten korktuğum için Twitter’da düşüncelerimi yansıtamıyorum, yöneticim olduğu için takipten de çıkamıyorum” diyor.
26 Kasım 2013 Salı
Yahudiler lanetli kavimdir
kuranı kerim yahudiler hakkında ne diyor
Ayrıca, iyiliği emretmek kötülükten sakındırmak, mutlaka mü’minlerde bulunması gereken sıfatlardandır. Biraz önce söylediğim gibi bu hususta birçok ayet vârid olmuştur. İyiliği emretmeyip, kötülükten sakındırmayanlar bu vasıflarını kaybederler.
Nitekim Yüce Allah, İsrâil oğullarını bu görevi terkettikleri için yermekte ve onları lânetleyerek şöyle buyurmaktadır: “İsrâiloğullarından kâfir olanlar, Dâvûd ve Meryem oğlu İsâ diliyle lânetlenmişlerdir. Bunun sebebi söz dinlememeleri ve sınırı aşmalarıdır. Onlar işledikleri kötülükten, birbirini vazgeçirmeye çalışmazlardı. Andolsun yaptıkları ne kötüdür.” (Maide, 5/78-79)
Görüldüğü gibi, Yüce Allah, bu ayet-i kerimede İsrâiloğulları kâfirlerinin lânetlenme sebeplerini bizlere açıklamaktadır. Nitekim onlar, Allah Teâlâ’ya isyan etmişler, haddi aşmışlar ve yaptıkları kötülüklerden birbirlerini vazgeçirmeye çalışmamışlardır. Bu ayet-i kerime ayrıca onların bu kötü durumlarına düşmekten bizleri sakındırmaktadır. Bizler ne zaman İsrâiloğullarının yaptıkları gibi yaparsak o zaman, -Allah muhafaza- onların hakettikleri lânet ve cezayı bizler de hak ederiz.
Kim tek Allah’a ibâdet eder, Yüce Allah’ın emrettiklerini yapar, yasaklarından kaçınırsa, büyük sevabı hakeder ve Allah tarafından övülen güzel sona erişir. Kim de doğru yoldan saparsa, büyük azabı ve lâneti hakeder, dünya ve ahirette hüsrâna uğrar.
Sevgili Peygamberimiz (sav), bir hadis-i şeriflerinde ümmetini bu görevi yerine getirmeye teşvik ederek şöyle buyurmaktadır: “Sizden bir kimse, bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin; eğer buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbi ile buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.”(4)
4- Müslim, İman, 78 (49); Tirmîzî, Fiten, 11 (2173); Ebû Dâvûd, Salâtü'l-Iydeyn, 248(1140).
16 Kasım 2013 Cumartesi
Göz Tembelliğinden Kurtulmak
Her 100 çocuktan 2-3'ünde Ambliopi (göz tembelliği)'ne rastlanmaktadır.
Erken tespit ve tedavi edilmezse genç erişkinlerde en sık görülen görme sorunu olarak karşımıza çıkar. Hiç şikâyet olmasa bile 6 ay-1 yaş arası, 3-5 yaş arası ve 7 yaş civarlarında rutin göz muayenesi gerekir.
Ambliopi (Göz Tembelliği), görme veya göz tembelliği olarak anılan ve görme keskinliğinde tek veya iki taraflı belirgin düşüklükle karakterize olan bir durumdur.
Görme göz ve beynin koordine çalışmasıyla gerçekleşir. Normalde dış dünyadaki görüntüler her iki gözümüze birden sinirsel uyarılar olarak gelir. Herhangi bir nedenle iki gözdeki görüntü tek görüntüye dönüştürülemezse bir gözden beyne daha zayıf uyarı ulaşır. Böylece daha düşük görme gerçekleşir.
Ambliopide gözler anatomik olarak tamamen normaldir.
Ambliopi ne kadar yaygındır?
Ambliopiye her 100 çocuktan 2-3 tanesinde rastlanmaktadır. Erken tespit ve tedavi edilmezse genç erişkinlerde en sık görülen görme sorunu olarak karşımıza çıkar.
Ambliopi yaşamda iş seçiminde, okul ve arkadaşlık ilişkilerinde, sağlam gözün herhangi bir nedenle kaybı durumunda çocuğu psikososyal yönden etkileyen ciddi ve maddi külfetli sosyal bir sorundur. Bu yüzden erken tanı çok önemlidir.
Göz tembelliğini erken teşhis etmek amacıyla gelişmiş ülkelerde kreşlerde görme taramaları yapılmaktadır.
Çocuğumu Ambliopi'den korumak için ne yapabilirim?
Ambliopi ne kadar erken yakalanırsa tedavisi o kadar başarılı olur ve kısa sürer. Bu yüzden hiç şikayet olmasa bile 6 ay-1 yaş arası, 3-5 yaş arası ve 7 yaş civarlarında rutin göz muayenesi gerekir. Bunun dışında aşağıdaki belirtiler görülürse doğumdan itibaren hiç beklemeden çocuk göz uzmanına (pediatrik oftamolog) başvurulmalıdır.
Şaşılık, erken doğum, gözde beyazlık, nistagmus (gözlerde titreme)
Cisimlere yakından veya yan bakma
Başı omuza eğerek veya çeneyi kaldırarak bakma
Gözleri ovuşturma, kırpıştırma, gererek açma
Bir gözü kısma veya kapatma
Ailede gözlük kullanımı veya tembellik
Ambliopi çeşitleri ve nedenleri nelerdir?
1- Şaşılık Ambliopisi: Şaşılıkta gözler paralel bakamadığından kayan gözde tembellik gelişir. Göz doktoruna götürmekte geç kalındıkça tedavisi güçleşir, hatta düzeltilemez ve kalıcı hale gelir. Gözde en çok tembellik oluşturan neden şaşılıktır.
2- Anizometropik Ambliopi: Bir gözde veya her iki gözde birden kırma kusurunun yüksek olması (Gözlük gerektiren durumlar) da tembelliğe neden olur.
3- Deprivasyon (Yoksunluk) Ambliopisi: Ptozis (kapak düşüklüğü), katarakt, kornea opasiteleri, göziçi kanamaları gibi rahatsızlıklarda tedavide gecikilirse tembellik gelişir. Göz tembelliği, ancak gerçek rahatsızlıktan sonra tedavi edilebilir.
4- Organik Ambliopi:%10 oranında rastlanır, görmenin geri dönmesi zordur. Optik sinir hipoplazisi, kolobomu (doğuştan göz sinirinin gelişmemiş veya az gelişmiş olması), miyelinli sinir lifleri varlığında oluşur.
Göz tembelliği nasıl tedavi edilir?
Göz tembelliği tedavisinin temelinde tembel olan gözün çalıştırılarak beyin ile olan sinirsel bağlantılarının güçlendirilmesi yatar.
Öncelikle göz muayenesi yapılarak ihtiyaç varsa gözlük verilir.
Sağlam göz belirli süreler ile kapatılarak tembel göz çalışmaya sevk edilir. Bu çalışma evde yapılabildiği gibi CAM çalışması şeklinde (ki bu durumda çocuk belli bir yaşa ve görme düzeyine sahip olmalıdır) de yapılabilir.
Seyrek olarak kapatmaya dirençli çocuklarda ise sağlam gözde gözbebeği genişletilip bulanık görme yaratılır, yani tembel gözü çalıştırmaya sevk edecek damla tedavisi uygulanır.
Ambliopi tedavisi çocuk, aile ve hekim koordinasyonunu gerektiren bir tedavidir. En iyi sonuçlar ilk 4 yaşta alınmaktadır. 4-7 yaş arası çocuğun kapatmaya direnç gösterdiği, hem aile hem çocuk için zorlu bir dönem olmasına rağmen bu yaşta da sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür. Daha önceleri 10'lu yaşlarda terk edilen ambliopi tedavisi son çalışmalar ışığında günümüzde 15 yaşa kadar sürdürülebilmektedir.
10 Kasım 2013 Pazar
19.yüzyıla ait olduğu düşünülen bir kadının kalbinde nelerin olduğunu gösteren harita basılmış
ABD’de 1830′ların sonunda bir kadının kalbinde nelerin olduğuna dair basılan haritada, kadının kalbindeki şehirler, dağlar, bayırlar, düzlükler vapurlar yer alıyor.
19. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen www. 5harfliler.com'da yayımlanan bu haritayı Kiraz Akın şöyle yorumluyor:
Bir kadının kalbinde nelerin olduğuna dair bir harita bu gördüğünüz. ABD’de 1830′ların sonunda basılmış. En altında bunu bir kadının çizdiğine dair bir not olmasına rağmen, hemen bütün kaynaklar haritanın kuvvetle muhtemel bir erkek tarafından tasarlandığını yazıyor. İşin doğrusu bana da öyle geliyor. En alttaki not ise haritanın, kadın kalbinin iç haberleşmesini, olanaklarını ve tehlikelerini, kalbin seyyahları için sergilediği belirtilmiş.
İşin doğrusu bana da öyle geliyor. En alttaki not ise haritanın, kadın kalbinin iç haberleşmesini, olanaklarını ve tehlikelerini, kalbin seyyahları için sergilediği belirtilmiş.
Kalbin merkezinde sevgi şehri ve ilçesinin yer aldığını görüyıoruz. Neden hem şehir, hem ilçe bilmiyorum, belki kapsamı genişlesin diyedir? Bunun dışında kalp esas olarak bir kaç ana bölgeye ayrılıyor. Elbise sevgisi diyarlarında moda piramitleri anıtsal şekilde yükseliyor. Tüy tepesi, saten düzlükleri, şapka sırtı ve kaşmir ve “tambourion” ormanları burada. (Tambourion’ın bir çeşit kumaş olduğunu tahmin ediyorum, ama yeterli bilgiyi bulamadım). Sağ üstteki zenginlik denizi aslında gösterişçilik diyarına açılıyor. Burada mücevher koyu ve altın zincir burnu var. Evler, arabalar, varlıklar hep bu bölgede. Bunun hemen altında aşırı duygusallık bölgesi derin düşünceleri, fazlaca alınganlığı barındırıyor. Bunun da altında kadınların duyguları umuttan, coşkudan, aklı selimden, sağduyudan, eğiriyi doğruyu ayırd edebilmeden ve sabırdan ibaret. Duygu dünyasının hemen yanıbaşında, kalbin sol alt köşesinde bencillik diyarı var. Hepbanacılık, keyifçilik burada ve bir buharlı gemi kanalıyla bu bölgeden elbise sevgisi bölgesine kalkan vapurlar mevcut. Bencillik diyarının dış çeperinde kayıtsızlık şehri kurulmuş. Kalbin sol üst köşesinde ise işve, cilve diyarı yer alıyor. Burada ne ararsanız var: Kararsızlık, belirsizlik, kaprislilik. Kalbin ana bölgelerinden biri hayranlık müessesesi de sağ üst köşede kurulmuş. Evlilik yüksek tepelerinin hemen eteğinde hile hurda düzlükleri uzanıyor.
İşte bunlar hep 19. yüzyılın sanayileşen Amerikasında oluşturulmaya çalışılan gerçek kadınlığın olmazsa olmazları. Ne diyordu alt yazı: Seyyahları için kadın kalbinin iç haberleşmesi, olanakları ve tehlikeleri.
Bunlar dışında, çözemediğim, okuyamadığım, anlamlandıramadığım birtakım maskaralıklar da var. Bu kadarını bile okuyacağım diye gözlerimi kısmaktan, bir hal oldum. Kalanını da beraber çözeriz belki. Mesela neden cilve diyarının ortasında bir çadır alanı olduğunu hiç anlayamadım. Neden sizce?
1 Kasım 2013 Cuma
Google Çeviri Sorunu
Merhaba arkadaşlar bu makalemde sizlere bir çok iste sahibinin sitesinin arama sonuçlarında karşılaşmakta olduğu Google Çeviri hatasına sebep olan temel faktörleri ve başta temel olmak üzere çözüm yollarını anlatacağım.
Çeviri Hatası Nedir ?
Bir sitede normalden fazla derecede yabancı dilde içerik bulunması ve/veya sitenin backlinklerinde yabancı dilde yayın yapan sitelerin,yerel sitelere kıyasla(Türkçe) fazla veya otoriter olması sonucu Google botları tarafından o sitenin bir başka dilde yayın yaptığı düşünülerek Google’un yerel arama sonuçlarında aşağıdaki gibi bu sayfanın çevirisini yap ibaresinin ortaya çıkmasıdır.
Google Çeviri Hatası Sorunu
Çeviri Hatasının Sonucu:
Çeviri hatasına giren sitelerin yerel arama sonuçlarındaki otoritesi azalır, arama sonuçlarındaki eski konumlarını koruyamazlar.Global arama sonuçlarında ise gözle görülür ilerleme kaydederler, bunun başlıca sebebi ise backlink kaynaklarının yerel siteler ile sınırlı kalmayıp yabancı dilde, dünyanın bir çok bölgesinde yayın yapan sitelerden oluşuyor olmasındandır.
Daha net anlayabilmeniz için örnek vermemiz gerekirse: xxx.com sitemiz aşırı yabancı kaynaklı backlinkler sonucunda çeviri hatasına girdiğinde. Google.com.TR ( yerel) arama sonuçlarında başta anahtar kelimesi olmak üzere indexlerinin arama sonuçları sıralamasında gerileme olur. Gooogle.com ( Global) aram sonuçlarında ise backlink kaynaklarının globalleşmesinden ötürü ilerleme kaydeder.
Bu sorun yerel yayın yapan sitelerin, istedikleri kitleye ulaşmasında sorun teşkil eder.
Çeviri Hatası Çözümü:
Çeviri hatasının belirli kalıplaşmış çözüm yolları bulunmaktadır; hepsinin ana kilit noktası sitenin çeviriye giriş nedeninde saklıdır. Bu yüzden öncelikle sitemizin çeviriye neden girmiş olduğunu tespit etmeliyiz. Sitemizin bir başka dilde yayın yaptığını düşündürecek derecede (yarısı veya yarısından fazla kadar) yabancı dilde yazılmış içerik var ise öncelikle Türkçe içerikler ekleyerek Türkçe içeriklerin baskın olmasını sağlamalısınız.
Sitemize Aşağıdaki Meta Kodlarını Eklemeliyiz:
<meta http-equiv=”Content-Type” content=”text/html; charset=windows-1254″>
<meta http-equiv=”Content-Type” content=”text/html; charset=iso-8859-9″>
<meta http-equiv=”Content-Language” content=”tr”>
Yukarıdaki kodlar sitenizin Türkçe dilinde yayın yapmakta olduğunu Google botlarına bildirir ve sitenizin Translate tarafından çevrilmesine engel olur ,tabi engel olabildiği kadar.
Google Webmaster Tolls’ta sağ kısımda yer alan Anahtar Simgesine Tıklayıp > ardından Site Ayarlar seçeneğini seçerek sitemizin Coğrafi konumu yabancı bir ülke olarak görünüyor ise Türkiye olarak güncelliyoruz.
Ceviri Hatası - Cografi Konum Belirleme
Daha Fazlası: http://hayalcin.com/google-ceviri-sorunu-ve-cozum-yollari.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)